iletisim
·.((( WWW.ORUZ.NL ))).·by MuminKardes´¯` SeVGiYe Acilan Bahce´¯`·.¸.·´¯`·.(((Allaha Emanet Olun ஐ Dini Konular ஐ Namaz
NAMAZLA İLGİLİ HADİS VE AYETLER
Kullanıcı Adı
Parola
Register FAQ Members List Today's Posts Search

Başlığı Yazdır

  NAMAZLA İLGİLİ HADİS VE AYETLER
by: muminkardes, 03-04-2010 06:15 ÖS (#1)

NAMAZLA İLGİLİ HADİS VE AYETLER

İşin başı islam,İslamın direği namaz,en zirvesi ise ALLAH yolunda cihaddır(Tirmizi)

(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor ALLAH’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir ALLAH yaptıklarınızı biliyor(Ankebut 45)

Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer(Ala 14-15)
Şüphe yok ki ben ALLAH’ım Benden başka hiçbir ilah yoktur O halde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl(Taha 14)
Bazen namaz zekatla zikredilmiştir

Namazı kılınız zekatı veriniz(Bakara 110)
Bazen sabırla beraber

Bir de sabır ve namazla ALLAH tan yardım isteyin (Bakara 45)
Bazen kurbanla beraber

Rabbin için namaz kıl ve kurban kes( Kevser 2)

Bazende iyi amellere namazla başlanır

Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi ALLAH içindir”
O’nun hiçbir ortağı yoktur İşte ben bununla emrolundum Ben müslümanların ilkiyim(Enam 162-163)

Mü’minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdirOnlar ki, namazlarında tevazu ve korku sahibidirlerOnlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler
İşte bunlar varis olanların ta kendileridirOnlar Firdevs cennetlerine varis olurlar Onlar orada ebedî kalacaklardır(Mü minun 1-2-9-11)
Namazın yolculukta ve ikamet halinde emniyette ve korku halinde kılınması gerektiğinde emirler

Namazlara ve orta namaza devam edin ALLAH’a gönülden boyun eğerek namaza durun
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın Güvenliğe kavuşunca da, ALLAH’ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın)(Bakara 238-239)

Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun Silahlarını da yanlarına alsınlar Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın) Şüphesiz ALLAH inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştırNamazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep ALLAH’ı anın Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır(Nisa 101-103)

Namazı eksik ve terketme ilgili ayetler

Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır(Meryem 59)
Namaz hidayete sevk eden büyük işlerdendir
Hz İbrahim (as) rabbine şöyle dua etmişti
Rabbim benide çocuklarımıda namaz kılanlardan eyleRabbimiz duamı kabul buyur(ibrahim 40)
Yine Maun süresinde
Vay haline o namaz kılanların ki namazlarında gaflet içindeler
Kullanıcı Avatarı
muminkardes

Süper Yönetici

Mesaj Sayısı: 213
Katılım Tarihi: 31.03.10

RE: NAMAZLA İLGİLİ HADİS VE AYETLER
by: muminkardes, 03-04-2010 06:15 ÖS (#2)

NAMAZLA İLGİLİ HADİSLER:


1- "ان بين الرجل و بين الشرك و الكفر ترك الصلاة"
“Muhakkak ki, kişi ile şirk ve küfür arasında namazın terki vardır”
(Müslim, Îmân 134)

2- " بين الرجل و بين الشرك و الكفر ترك الصلاة "
“Kişi ile şirk ve küfür arasında namazın terki vardır”
(Müslim, Îmân 134)

3- " بين العبد و بين الكفر ترك الصلاة "
“Kul ile küfür arasında namazın terki vardır”
(Ebû Dâvut, Sünnet 14; Tirmizî, Îman 9; İbn Mâce, İkâmes-Salah 77)

4- " بين الكفر و ايمان ترك الصلاة "
“Küfür ile iman arasında namazın terki vardır”
(Tirmizî, İman 9)

5- " بين العبد و بينالشرك او الكفر ترك الصلاة "
“Kul ile şirk veya küfür arasında namazın terki vardır”
(Tirmizî, İman 9)

6- " ليس بين العبد و الشرك الا ترك الصلاة فادا تركها فقد اشرك "
“Kul ile şirk arasında namazın terkinden başka bir şey yoktur Onu terk ederse, şirk koşmuş olur”
(İbn Mâca, İkâme’s-Salâh 77)

7- " ليس بين العبد و بين الشرك او بين الكفر الا ترك الصلاة "
“Kul ile şirk arasında veya küfür arasında, namazın terkinden başka bir şey yoktur”
(Darîmî, Salat, 29)

8- " العهد اللدي بيننا و بينهم الصلاة فمن تركها فقد كفر"
“Onlarla (kafirlerle/münafıklarla) bizim aramızdaki ahit (fark), namazdır Her kim onu terk ederse, küfretmiş olur”
(Tirmizî, İman 9; İbn Mâce, İkâme’s-Salah 77)


9- " ان العهد اللدي بيننا و بينهم الصلاة فمن تركها فقد كفر"
“ Muhakkak ki, onlarla (kafirlerle/münafıklarla) bizim aramızdaki ahit (fark), namazdır Her kim onu terk ederse, küfretmiş olur”
(Neseî, Salat

10- " كان اصحاب محمد صلي الله عليه و سلم لا يرون شيأ من الاعمال تركه كفر غير الصلاة "
“Rasûlullâh (SAS)’in ashabı, namazdan gayrı hiçbir amelin terkini küfür bilmezlerdi” (Tirmizî, İman 9)

“Rasulullah bir sahabeye: “Allah’ın huzurunda çok çok secde et, çok çok namaz kıl Çünkü Allah her secde sebebiyle bir derece yükseltir ve suçlarından birini affeder” Buyurmuştur
“Muhakkak ki namazın terki insan için küfür ve şirk arasında bir durumdur” Yani insanı şirke veya küfre götürücüdür
“Yedi yaşına varmış olan çocuğa namazı öğretin On yaşına vardığı zaman kılmazsa sıkıştırın, baskı yapın Yataklarını ayırın”
“Münafıklarla bizim aramızdaki ahit namazdır Bunun için, kim namazı terk ederse, muhakkak küfretmiştir”
“Peygamberin ashabı, namazdan başka hiçbir ibadetin terkini küfür saymazlardı”
“Hırsızın en kötüsü namazından çalandır”
“temizliğini güzel yapıp,
“Temizliğini güzel yapıp, namazını vaktinde kılan, ruku ve secdeleri hakkıyla yerine getiren, kalbi huşu ve hudu içerisinde bulunan kimsenin namazı beyaz ve parlak olarak arşa çıkıp der ki: “Sen beni koruduğun gibi Allah da seni korusun” Namazı vaktinde kılmayan, temizliğine tam riayet etmezse, bu şekilde olan namaz siyah ve karanlık olarak göğe çıkar ve der ki: “Sen beni zayi ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin” Sonra Allah’ın dilediği zamana kadar orada durur, ve eski kaftan gibi onu dürüp yüzüne çarparlar”
“Allah TeÂla, kullarına şehadet kelimesinden sonra, namazdan daha sevgili bir ibadeti farz kılmamıştır Eğer namazdan daha sevgili bir ibadet olsa idi, onu melekler yapardı Halbuki onlar daima namaz üzeredir Bir kısım rükuda, bir kısımı secdede, bir kısmı ayakta bir kısmı da oturmaktadır”
“Bir kimse bile bile, bir vakit namazını terk ederse, kafir olur (kafire benzer)
“Suyun kiri temizlediği gibi, beş vakit namaz da günahları siler temizler”
“Namaz dinin direğidironu bırakan dinini harap etmiş olur”
“sahabeden birisi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vessellem’e) “Dinin en faziletli ameli hangisidir” diye sorduklarında, Rasulullah, “vaktinde kılınan namazdır” buyurmuşlardır
“Cennetin anahtarı namazdır”
“Kıyamet gününde ilk önce namaza bakılır Eğer şartları, rükunları tamam ise, diğer amelleri ile birlikte sahibinin yüzüne çarparlar”
“namazı ilk vaktinde kılanın, son vaktinde kılana göre üstünlüğü, ahiretin dünyaya olan üstünlüğü gibidir”
“Rasulullah bir sahabeye şöyle dedi: “Alah’ın huzurunda çok çok secde et, çok çok namaz kıl Çünkü Allah, her secde sebebiyle, bir derece yükseltir ve suçlarından birini affeder”
“Hiçbir Müslüman yoktur ki, namaz vakti gelince, abdestini güzelce alıp, ruku ve huşuyu tam manasıyla yerine getirerek namazını kılsın da, bu namaz, büyük günahlardan olmayan geçmiş günahlarına kefaret olmasın Ve bu kefaret ömrü boyunca devam edip gider”
“rasulullah bir kutsi hadiste şöyle buyurmuştur: ‘Allah Teâla buyurdu ki:”Ben Muhammed ümmeti üzerine beş vakit namazı farz kıldım Bunları vakitlerinde kılıp gelen kimseyi de cennete koyacağımı ahdettim Namazlarına devam etmeyen kimseye ise hiçbir ahdim yoktur”
“Uyku sebebiyle, namazı terk etmek bir kusur sayılmaz Uyanık halde iken farzın terk ve geciktirilmesinde günah vardır”
Kullanıcı Avatarı
muminkardes

Süper Yönetici

Mesaj Sayısı: 213
Katılım Tarihi: 31.03.10

Options
Atlanilacak Forum:
Forum powered by fusionBoard
Share this Thread
URL:
BBcode:
HTML:
Benzer Basliklar
Başlık Forum Cevaplar En Son Mesaj
ÇOCUKLARLA İLGİLİ 40 HADİS Peygamber Efendimiz ( s.a.v ) 1 11-05-2010 20:58
Ayetler Ayetler 1 03-04-2010 17:27
Security System 1.9.0 © 2006-2008 by BS-Fusion Deutschland
Engellenen Saldiri Sayisi : 88
www.oruz.nl.
WWW.ORUZ.NL
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Ana Menu
Üye İstatistikleri
muminka... 5 Gün
Islambe... 6 Gün
Hasret13 Hafta
Savas20 Hafta


Bugün: 0
Dün: 0
Bu Hafta: 0
Bu ay: 0
Bu yıl: 19
Yeni Kullanıcı : Hasret

Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
Toplam Üye Sayısı: 19
Günlük Ziyaretçi
Ziyaretçi : 16293
Site156 gündür açık
104 ziyaretçi / gün

e-mail Kayit Dağılımı
Yahoo:0 (0%)
Gmail: 0 (0%)
Hotmail: 8 (42.11%)
MSN: 2 (10.53%)
Mynet: 1 (5.26%)
Other: 8 (42.11%)


Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.

12/04/2010 22:48
Sitemize moderator olmak isteyen kardeslerimiz bir mail atsin

04/04/2010 00:38
Sitemizde neler okumak veya gormek istersiniz bize yazarak destek olunuz

31/03/2010 21:30
Selamunaleykum kardeslerim sitemizi yeniliyoruz destek icin uye olalim tesekurler
Esmaulhusna



"O, yaratan, var eden, sekil veren Allah'tir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun sanini yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Hasr-24)"


ALLAH
(Varligi zorunlu olan ve bütün övgülere layik bulunan zatin özel ve en kapsamli adi)


RAHMÂN
(Bagislayan, esirgeyen)


RAHÎM
(Aciyan, esirgeyen)


MELIK
(Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi)


KUDDÛS
(Her eksiklikten münezzeh)


SELÂM
(Esenlik veren)


MÜ'MIN
(Güven veren, vaadine güvenilen)


MÜHEYMIN
(Kainatin bütün islerini gözetip yöneten)


AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)


CEBBÂR
(Iradesini her durumda yürüten, yaratilmislarin halini iyilestiren)


MÜTEKEBBIR
(Azamet ve yüceligini izhar eden))


HÂLIK
(Takdirine uygun bir sekilde yaratan)


BÂRI'
(Bir model olmaksizin canlilari yaratan)


MUSAVVIR
(Sekil ve özellik veren)


GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahlari bagislayan)


KAHHÂR
(Yenilmeyen, yegane galip)


VEHHÂB
(Karsilik beklemeden bol bol veren)


REZZÂK
((Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren)


FETTÂH
(Iyilik kapilarini açan, hakemlik yapan)


ALÎM
(Hakkiyla bilen)


KÂBID
(Rizki tutan, canlilarin ruhunu alan)


BÂSIT
(Rizki genisleten, ruhlari bedenlerine yayan)


HÂFID
(Alçaltan, zillete düsüren)


RÂFI'
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MUIZ
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MÜZIL
(Alçaltan, zillet veren)


SEMI'
(Isiten)


BASÎR
(Gören)


HAKEM
(Son hükmü veren)


ADL
(Mutlak adalet sahibi, asiriliga meyletmeyen)


LATÎF
(Yaratilmislarin ihtiyacini en ince noktasina kadar bilip sezilmez yollarla karsilayan)


HABÎR
(Her seyin iç yüzünden haberdar olan)


HALÎM
(Acele ile ve kizginlikla muamele etmeyen)


AZÎM
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


GAFÛR
(Bütün günahlari bagislayan)


SEKÛR
(Az iyilige çok mükafat veren)


ALÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


KEBÎR
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)


MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren, bilip gücü yeten ve koruyan)


HASÎB
(Kullarina yeten, onlari hesaba çeken)


CELÎL
(Azamet sahibi)


KERÎM
(Fazilet türlerinin hepsine sahip)


RAKÎB
(Gözetleyip kontrol eden)


MÜCÎB
(Dileklere karsilik veren)


VÂSI'
(Ilmi ve merhameti herseyi kusatan)


HAKÎM
(Bütün emirleri ve isleri yerli yerinde olan)


VEDÛD
(Çok seven, çok sevilen)


MECÎD
(Sanli, serefli)


BÂIS
(Ölümden sonra dirilten)


SEHÎD
(Her seyi gözlemis olarak bilen)


HAK
(Fiilen var olan, mevcudiyeti ve uluhiyyeti gerçek olan)


VEKÎL
(Güvenilip dayanilan)


KAVÎ
(Her seye gücü yeten, kudretli)


METÎN
(Her seye gücü yeten, kudretli)


VELÎ
(Yardimci ve dost)


HAMÎD
(Övülmeye layik)


MUHSÎ
(Her seyi tek tek ve bütün ayrintilariyla bilen)


MÜBDI'
(Ilkin yaratan)


MUÎD
(Tekrar yaratan)


MUHYÎ
(Can veren)


MÜMÎT
(Öldüren)


HAY
(Ebedi hayatta diri)


KAYYÛM
(Her seyin varligi kendisine bagli olup kainati idare eden)


VÂCID
(Diledigini diledigi zaman bulan bir müstagni)


MÂCID
(Sanli, serefli)


VÂHID
(Bölünüp parçalara ayrilmamasi ve benzerinin bulunmamasi anlaminda tek)


SAMED
(Arzu ve ihtiyaçlari sebebiyle herkesin yöneldigi ulular ulusu bir müstagni)


KÂDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKTEDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKADDIM
(Öne alan)


MUAHHIR
(Geriye birakan)


EVVEL
(Varliginin baslangici olmayan)


ÂHIR
(Varliginin sonu olmayan)


ZÂHIR
(Varligini ve birligini belgeleyen birçok delilin bulunmasi açisindan asikar)


BÂTIN
(Zatinin görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açisindan gizli)


VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)


MÜTEÂLÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


BER
(Iyilik eden, vaadini yerine getiren)


TEVVÂB
(Kullarini tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)


MÜNTAKIM
(Suçlulari cezalandiran)


AFÜV
(Hiçbir sorumluluk kalmayacak sekilde günahlari affeden)


RAÛF
(Sefkatli)


MÂLIKÜ'L-MÜLK
(Mülkün sahibi)


ZÜ'L-CELÂLI ve'l-IKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)


MUKSIT
(Adaletle hükmeden)


CÂMI'
(Toplayip düzenleyen, kiyamet günü hesaba çekmek için mahlukati toplayan)


GANÎ
(Her seyden müstagni, kendi disinda her sey O'na muhtaç)


MUGNÎ
(Zenginlik verip tatmin eden)


MÂNI'
(Dilemedigi seyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü seylere engel olan)


DÂR
(Zarar veren)


NÂFI'
(Fayda veren)


NÛR
(Nurlandiran, nur kaynagi)



HÂDÎ
(Yol gösteren, murada erdiren)


BEDÎ'
(Esi ve örnegi olmayan, sanatkarane yaratan)


BÂKÎ
(Varliginin sonu olmayan)


VÂRIS
(Varliginin sonu olmayan)


RESÎD
(Bütün isleri isabetli ve hedefine ulasici, irsad edici)


SABÛR
(Çok sabirli)


©TRNuke.net
ALLAH c.c En Güzel Isimleri

Veda Hutbesi

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanir rahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size iki emanet bırakıyorum ki onlara sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah Kitabı Kur'an ve O'nun peygamberinin sünnetidir.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Sayfa oluşturulma süresi: 0.07 saniye 16,293 Tekil Ziyaretçi HaYaLeT
www. ORUZ .nl
& Copyright ; 2010
TUM HAKLARI MUSLUMANLARINDIR
Powered by PHP-Fusion copyright © 2002 - 2010 by Nick Jones.
Released as free software without warranties under GNU Affero GPL v3.